İbretnüma
Yayında Başka birine ait (izinli paylaşım)

Levha 37

Hasan Basri Okan

Aktaran: M U A

Oluşturulma: 25.07.2026 23:10 · Yayın tarihi: 26.07.2026 01:34

♥ 0 beğeni
10 görüntülenme
Kapıkule’de Bayram Market’in Almanya'ya ilk gidişte göndermesi Almanya’ya ilk gidişim veya gidişlerimden biri idi (?). “Hocam Edirne’de bilet alıp oradan Münih’e gidebilirsin” demişlerdi. Elimde eşyalarımın olduğu büyük bir bavul var, ilaveten bir kaç tane daha küçük bavulla çok zorlanarak gidiyorum. Annenle oradaki hanım talebelere aldığım hediyeler var bayağı ağırlık yapıyor. Edirne’ye vardım, oradan beni Kapıkule’de Bayram Market diye Milli Görüş’ten bir arkadaşın yanına gönderdiler. Bayram Market sahibi Bayram Efendi … yaşlarda hoş sohbet bir arkadaş. Ben dükkana oturttu, biraz sohbet ettik. Orada gelen geçen şoförlere soruyor yer var mı diye. Maalesef yer yok. Böylece birkaç saat geçti, öğle oldu; ben namaza gittim geldim. O her gelen geçene sormaya devam ediyor, ama Münih otobüsü yok veya varsa da yer yok. Vakit ikindiye döndü, tabii ben sıkılmaya başladım. O: “Hocam, sen sıkılma ben seni göndereceğim” dedi. Tabii ben ne de olsa sıkılıyorum. Tekrar Edirne'ye geri dön, eşyaları taşı, bir otele yerleş, ertesi gün yeniden Kapıkule’de beklemeye başla. Hava sıcak, bunaltıcı. İkindi namazını kılmaya gittim camiye namazdan sonra ellerimi açtım. “Ya Rabbi, ben buraya kadar geldim. Senin hizmetine gidiyorum, ancak yol bulamıyorum. Ellerimi açtım sana geldim. Bana yardım et.” mealinden yana yakıla dua ettim. İçim ferahladı. Bayram’ın yanına gittim. Bayram beni görünce tekrar “Hocam ben seni göndereceğim rahat ol” dedi. Ben de kemal-i huzurla “Bayram, sen beni gönderemezsin. Eğer gönderecek olsaydın şimdiye kadar gönderirdin. Ama beni isterse Rabbim gönderir” dedim. O sırada Bayram Gümrük’te yetkili birisini aradı. O da beni odasına çağırmış. Ben gittim, orada Doğu Anadolu kökenli birisi ile yüksek sesle konuşuyor, hatta fırça çekiyor denebilir. Ben odaya girip kendimi tanıtıp Bayram Market tarafından gönderildiğimi söyleyince “Hah! bak bu hoca efendiye dua et. Bu hocayı Münih'e kadar götüreceksin, sana ben sonra soracağım” dedi. Adının Haydar olduğunu öğrendiğim bu arkadaş “tabi efendim, tabi efendim” diye diye kapıdan çıktı. Bana “Hacı Baba, haydi gel, Kapıda bir setra göreceksin. Oraya git kaptana dedi ki beni Haydar gönderdi, yer gösterecekmişsiniz. Ben bir yere uğrayacağım, senin eşyanı da alayım geleyim” dedi. O koca bavulu yüklendi benim “ağırdır falan” dememe bakmadan. Ben de diğer küçükleri aldım, setrayı buldum. Orada setranın yanında duran kişilere” oğlum beni Haydar gönderdi bana yer gösterecekmişsiniz” dedim. Oradakiler sinirle ”yer mer yok, gelsin kendi bulsun” dediler. Biraz sonra Haydar geldi, ben Ona doğru yaklaşarak “oğlum bunlar bana yer yok” diyorlar dedim. Haydar uzaktan bağıra bağıra “Hacı Baba gidecek, Hacı Baba gidecek, o gitmezse Setra gitmeyecek. Hacı Baba gider Setra gider” diye bastıra bastıra söyledi. Hemen bana güzel bir yer ayarladılar, yerleştim. Rahat rahat Münih’e kadar geldim. Orada ben indim, eşyalarımı aldım. Bir ara Haydar kayboldu ben ücret ödemek için bekliyorum. Biraz sonra Haydar çıktı geldi. “Oğlum ben seni bekliyorum” dedim. “Hacı babam, beni neden bekliyorsun?” “Para vereceğim oğlum, borcum nedir?" dediğimde, “Hacı Babam, senin borcun yok” diyerek ne kadar ısrar ettimse almadı. Beni de oradan gelip arkadaşlarım aldı, huzur içerisinde gideceğim yere kadar gittim.
Bu Levha'yı Bildir

Henüz bir İbret eklenmemiş.

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Yorum yapmak için giriş yap.